23 Haziran 2009 Salı

Cesaria Evora - Radio Mindelo Early Recording CD

Her ne kadar bloğumda LP tanıtımları yapsam da bazen kimi sanatçıların CD formatta olsa tanımı yapılası albümleri olmakta evvelce bu blogta SADE Lovers Rock albümü CD formatını tanıtmıştım. Şimdi ise Morna'nın divası Ceseria Evora hakkında birşeyler yazmak isterim. Sanatçıyı aşağıda öncelikle sevgili eşimin turkeyforum'da evvelce Mrs.Bohlener nickname 'i ile kaleme aldığı sanatçıyı tanıtan yazısını paylaşmak isterim orada herşey çok iyi anlatılımış:


"Arkadaşlarının Çize diye çağırdığı, Cesaria Evora, 27 ağustos 1941’de Mindelo, Cape Verde’de doğdu. Parlak sesi ve fiziksel çekiciliği hemen dikkat çekti, ancak şarkıcılık kariyeri için ümit ettiklerini bulamadı.

Cape Verde’li bir kadın grubu ve şarkıcı Bana, Cesaria’yı Lisbon’a birkaç şarkı kaydetmeye götürdüler, ancak kayıtlar yapımcının kulağını pek doldurmadı. 1988’de Cape Verde’li genç fransızlar, kayıt yapması için onu paris’e davet ettiler. 47 yaşındaydı. kaybedecek bir şeyi de yoktu. paris’i hiç görmemişti ve daveti kabul etti.

1988 lusafrica tarafından doldurulan ilk albümü piyasaya çıkar la diva aux pieds nus (yalınayak diva). zuk tadında bir koledera olan bia lulucha cape verde’liler için hit olur.

New morning’te küçük bir topluluğa 1 ekim’de ilk konserini verir.1990 ikinci albümü distino di belita’da akustik morna ve elektrik koladeralar bulunmaktadır. piyasaya sürümü alçak perdedendir ve yapımcı şirket tamamıyla akustik kayıtla farklı bir şey denemeye karar verir.

1991 cesaria ilk akustik albümü için fransa’da. mindel orkestrası eşliğinde, 2 haziran’da angouleme festivali’nde, 7 haziran’da da paris new morning’de sahne alır. her ne kadar paris konseri az sayıda cape verde’li hayranını çekse de, angouleme konseri basının ilgisini uyandırır.(günlük gazete «liberation’da ilk makale ). Mar Azul adlı albümü ekim’in sonunda çıkar. New Morning’te 14 aralık’ta yeni bir konser düzenlenir.

Salonu dolduran çoğunluğu avrupalı kalabalık, performansıyla büyülenir. » le monde» gazetesinde veronique mortaigne şöyle yazar: » cesaria evora, capcanlı bir ellilik, hınzır bir sadakatle morna söylüyor. … o bar şarkıcılarının dünya asaletine ait.» efsane şekillenmeye başlamıştır.

1992 mar azul’la medya heyecanı büyür ve france inter gibi radyo kanalları albümü listelerine alır. 7 haziran’da cesaria, nimes feria’da sahneye çıkar ve miss perfumado ekim’de fransa’da piyasaya sürülür.

Basın Cesaria’yı Billie Holliday ile karşılaştırır. eleştirmenler sesinin tatlılığıyla coşar ve efsaneyi güçlendirmek için birçok detay sunarlar: Cesaria’nın müsrif konyak ve tütün zevki, cape verde’nin unutulan adalarındaki yaşamı, mindelo’nun sıcak akşamları… paris theatre de la ville ôdeki 11-12 aralık konserlerinin biletleri bir ay öncesinden tükenir. ilk brüksel konseri botanique’dedir (7aralık)

1993 Miss Perfumado vurucu bir hit albüm olur (300,000 den fazla satılır)cise, lizbon’da ilk konserini teatro sao luis’de ( 25 mayıs) verir. Polis içeri giremeyen hayran kitlesini uzaklaştırmak zorunda kalır. 12 ve 13 haziran’da, tüm salonu dolduran iki konserle fransa’daki zaferini tamamlar (konser kayda alınır ve 1996’da canlı konser albümü olarak parisian label melodie tarafından piyasaya sürülür) dünya turuna başlar: barselona (21 haziran), montreal spectrum ( 14 temmuz), japonya (ekim sonu) ve fransa ( 1993 sonunda 30 konser) 1994 sao paulo konserleri (mayıs).

Ceatano Veloso, Cesaria ile sahneyi paylaşır ve kendisine ilham veren büyük kadın şarkıcılar arasında yerini aldığını söyler.

İspanya, Portekiz, Belçika, isviçre, Afrika, batı hint adaları… Cesaria bir sahne fenomenidir. Lusafrica şirketi ona BMG’yle anlaşma imzalatır ve şirket, sonbaharda, sodade, les plus belles mornas de cesaria ( sodade, cesaria’nın en güzel mornaları) adı altında bir derleme piyasaya sürer.

Cesaria içkiyi bırakır ama sigarayı değil.1995 cesaria albümü (fransa’da altın), abd de dahil olmak üzere 20 ülkede piyasaya sürülür (200,000 adet satılır). albüm grammy ödüllerine aday gösterilir.

Cesaria paris bataclan’da 10 gün süreyle sahnededir ve ilk kuzey amerika turuna başlar. madonna, david byrne, brandford marsalis ve new york sosyetesi onu görmek için bottom line’a akın eder.

Goran Bregovic, Emir Kustrica’nın filmi underground ôın özgün müziği için Ausencia şarkısını onun söylemesini ister.

1996 tur yılları: fransa (40 konser), isviçre, belçika, brezilya, almanya (11 konser), hong kong, italya, isveç, abd ve kanada (30 konser), senegal, fildişi sahilleri ve londra’daki ilk konseri queen elizabeth hall’de. Red Hot&Rio adlı albümde Caetano Veloso ile düet yapar. Arte tv kanalı onun için bir belgesel hazırlar. Paulino Vieira ( Miss Perfumado ve Cesaria albümlerinin ortak yapımcısı), gruptan ayrılır ve yerine genç, yetenekli Bau olarak tanınan gitarist Rufino Almeida gelir.

1997 Cabo Verde adlı albümün piyasaya çıkışı. mart’ta programlanan Olympia konserleri ve üçüncü abd turunu da içine alan dünya turu. Cabo Verde de Grammy ödüllerine aday gösterilir.

1998 Cesaria, Jacinto Pereira (Cavaquinho), Jose Paris(bas), Luis Ramos (gitarlar), Nando Andrade (piyano), Totinho (saksafon ve vurmalılar) ve Bau (gitar, cavaquinho, keman ve şef) eşliğinde yine yollardadır.

Yunanistan’dan Japonya’ya, İsrail’den Portekiz’e, batı hint adaları’ndan Lübnan’a, Cesaria 1998’de dünyayı dolaşır, fakat hala Nisan 1999’da çıkması planlanan albüm için malzeme kaydetmektedir. Bundan önce, Ekim sonunda, BMG, büyük umutlar filminin özgün müziği olarak bir önceki sene kaydedilen «Besame Mucho» nun (İspanyolca olarak) yanı sıra, hayranlarının en beğendiği şarkıları içeren, ilk Best of Cesaria Evora albümünü piyasaya sürer.

Fransa’da, üç ay sonra bu best of… albümü altın albüm ödülünü alır.1999 bu yıl, 1992’de fransa’da piyasa sürülen, ABD’de 1998’de çıkan Miss Perfumado’nun Grammy ödüllerine aday gösterilmesiyle başlar.

Cafe Atlantico adlı yeni albüm, Mayıs’ta önce Fransa’da ( 300,000 adet satılır), daha sonra tüm dünyada çıkar. Mart’ta Cesaria, Yunanistan’dan bir dünya turuna başlar ve Eylül ile Ekim’de Kuzey Amerika’da sahneye çıkar. Sahnede, yeni repertuarın şölensel duygusunu yansıtması için orkestra büyütülür: 12 müzisyen ( keman bölümü de dahil) artık piyanist Nando Andrade yönetimindedir. tur, 7-10 aralık tarihleri arasında Paris Olimpia’da verilen dört konserin hemen ardından, Sao Salvador, Brezilya’da sonlanır.

Burada Cesaria farklı BMG şirketleri tarafından sunulan birçok altın albümü alır.2000 Café Atlantico Grammy ödüllerine aday gösterilir ve Cesaria, Fransız Victoire de la Music ödüllerinde «en iyi dünya albümü» ile ödüllendirilir.

Hemen ardından ilk büyük Güney Amerika turuna başlar: Küba, Meksika, Brezilya, Arjantin ve Şili. Mayıs’taki İskandinavya turundan sonra, ABD ve Avrupa’daki festivallere katılacağı bir başka tur için yola koyulur.


2001 Sao Vicente di Longe, Cesaria’nın 8. stüdyo albümü olarak Paris , la havana ve rio de janerio’da kaydedilir, yaklaşık altmış müzisyen, düzenleyici ve ses mühendisi proje üzerinde çalışır, çalışma mekanı sanatçının stüdyo kariyerinin başlangıcındayken ilk albümünü kaydettiği koşullarla yakından uzaktan ilgisi olmayan bir yerdir. ABD’de Grammy ve Fransa’da victoire de la music ödülleri için aday gösterilir, cesaria hala yollardadır: sadece 2001 yılında, 20 civarında Cape Verde’li sanatçıyla birlikte verdiği Paris Zanith de dahil, 120 konser.2002 Singapur, Tahiti ve Noume ônin yanı sıra, ilk kez Doğu Avrupa ülkelerinde( Rusya, Ukrayna, Hırvadistan, Makedonya, Macaristan) vereceği bir dizi konserle birlikte cesaria’yı beş kıtaya taşıyacak yeni büyük bir tur planlanır.

20 haziran’da BMG , en beğenilen parçaların canlı performanslarını ve Cesaria’nın en eski arkadaşlarından biri olan, Angola müziğinin en iyi vokal sanatçılarından Bonga ile düet olarak söylediği Sodade’nin yeni versiyonunu derleyerek bir antoloji çıkarır.

Studyo albümleri

La Diva Aux Pieds Nus (1988)

Distino di Belita (1990)

Mar Azul (1991)

Miss Perfumado (1992)

Cesária (1995)

Cabo Verde (1997)

Café Atlantico (1999)

São Vicente di Longe (2001)

Voz d'Amor (2003)

Rogamar (2006)

Derlemeler ve konser kayıtları

Sodade - Les Plus Belles Mornas de Cesária (Best of compilation, 1994)

Club Sodade (Remix album, 1996)

Live à L'Olympia (Live album, recorded at the Paris Olympia, 1996)

Colors of the World (Allegro Music, 1997)

Best Of' (Best of compilation, 1998)

Anthology (Best of compilation, 2002)

Anthologie - Mornas & Coladeras (Double CD edition of Anthology, 2004)

Live D'Amor (Live DVD, recorded in 2004 at Le Grand Rex, Paris, 2004)"

Ve gelelim benim sizlere tanıtmak istediğim albümüne, Radio Mindelo sanatçının 60'larda aynı adlı radyoda yaptığı prorramlardan kalan bantlardan oluşturulan ve ilk kayıtlarını içeren tam bir kolleksiyon çalışması


Albüm tek bir CD olarak düzenlenmiş ve içeriği çok doyurucu İngilizce ve Fransızca sanatçı ve o günler hakkında yazılar ve resimlerle süslü bir kitapçık, CD kutusunda sizleri bekliyor.

Bence faydalı bir şey daha yapılmış kayıtların hangisi orijinal hangi makara bantta ve hangi yılda yapılmış makara bantların tedarikçi isimleriyle mevcut.


Dediğim gibi albüm kolleksiyon için birbir ama Cape Verde'de 60 larda yapılan kayıtlarda muhteşem bir odyofillik beklenilmemeside oldukça doğal olsa gerek, bunu derken kayıtların kötü olmadığını da belirtmeliyim.


Sanatçının henüz gencecik biriyken yaptığı ve çoğunu sonraki albümlerinde tekrar yorumladığı parçaların ilk kez yorumlayışını dinlemek cidden farkılı bir deneyim. Albüm eski BMG yeni SONY/Colombia'dan yayımlanmıştır.


Böyle bir sanatçının albümlerinin LP formatta halen yayımlanmamış olması ise bence çok acı ve yanlış.

Parçalar:

1. Cize5:01

2. Oriundina3:43

3. Pe di boi2:31

4. Nutridinha2:48

5. Vaquinha mansa3:31

6. Belga4:21

7. Cize3:39

8. Mar azul4:24

9. Terezinha2:03

10. Frutu proibido3:01

11. Falta di força2:14

12. Sayko dayo2:16

13. Sangue di beirona2:32

14. Nho antone escaderote2:07

15. Mata morte2:55

16. Rabolice na ilha da madeira1:56

17. Nova sintra4:16

18. Menina D'Fonte Felipe2:07

19. Cinturão Tem Mele2:19

20. Dor Di Sodade2:56

21. Cize3:29

22. Caminho De São Tomé 3:59

ve albümden Mar Azul altta;

16 Haziran 2009 Salı

Louis Armstrong - What A Wonderful World LP


(1988'de tekrar basılan albümün kapağı, orjinal baskının farklıdır)

Louis Armstrong caz tarihinin unutulmaz altın trompeti. Yaşadığı dönem ve sonrasında adı hep anılan yeri hiç dolmayacak bir caz ustası ve What A Wondurful World albümü ise ustanın hayatının sonbaharında yaptığı ve 1968'de yayımlanan albümü.

Ben albümün 60'ların sonunda basılmış Türk baskısına sahibim ama baskı kalitesi çok iyi. Piyasada ebay gibi sitelerde albümü LP olarak edinmeniz olası ayrıca CD formatta da mevcut.

Parçalar:

SideA:

1. What A Wonderful World

2. Caberet

3. The Home Fire

4. Dream A Little Dream Of Me

5. Give Me Your Kisses

6. The Sunshine Of Love

Side B:

1. Hello Brother

2. There Must Be A Way

3. Fantastic That's You

4. I Guess I'll Get The Papers And Go Home

5. Hellzapoppin

Albümden Cabaret adlı parça:




Albüm genel olarak ustanın oya gibi oluşturduğu harika bir olgunluk albümü tüm parçalar ayrı ayrı güzeldir....
Mesela Hello Brother parçada dünya üzerinde genelde her erkeğin neleri hayal ettiği sıcak bir müzik ve eşsiz bir yorumla anlatılır- kısaca gururla eşim deyip seveceği bir kadına sahip olmak, çocukları için iyi bir gelecek kurmak... ya da Cabaret burada da mizahi şekilde hayatın bir kabereden ibaret olduğu işlenir. There Must Be A Way inanılmaz güzel bir aşk şarkısıdır ve duyulan aşkı sımsıcak anlatır. Dream A Little Dream Of Me daha evvel Ella Fitzgerald ile düet olarak kaydedilmiştir. Parçanın Dean Martin yorumu da ünlüdür. Burada ise usta daha farklı ama çok sıcak bir şekilde parçayı tekrar yorumlamıştır.
Yine de What A Wondurful World albümde büyük hit olaraköne çıkar. Parçadan biraz bahsetmek gerekirse;
Amerika'da ırkçılık ve politik mevzuların tavan yaptığı yıllara rast gelen parça, umut, gelecek ile ilgili iyimserlik taşır. Parça Amerika'da hit olmuştur İngiltere'de 1 numaraya dek çıkmıştır.
Bu sırada ustamız 66 yaşında listelerde bir numara olarak bir rekorada imza atar en yaşlı star olarak 1 numara olan. Onun bu rekoru 2009'da geçilmiştir
Parçanın girişi alttaki gibi olup ana fikri ele vermektedir:

I see trees of green, red roses too.
I see them bloom, for me and you.
And I think to myself... what a wonderful world.
I see skies of blue, and clouds of white.
The bright blessed day, the dark sacred night
And I think to myself, what a wonderful world...
Parça Armstrong'un 1971'de vefatıyla Amerika'da tekrar yayımlanmış ve 1988'de Good Morning Vietnam filminde kullanılmış ve single olarak yayımlanmış Avustralya'da 1 numara olmuştur.
Aşağıda Kral Satchmo' dan What A Wonderful World

15 Haziran 2009 Pazartesi

Water Music - George Frediric Handel LP

(Üstteki Albüm kapağı konu için olup orijinal HM kapak değildir)

Water Music 3 suitten oluşan bence harkulade bir Barok çalışmadır. George Frideric Handel tarafından İngiltere kralı 1.George'un Thames nehri için bestelenmesini istediği bir eserdir. İlk icrası 50 müzisyenlik bir Barok orkestrası tarafından Thames nehrinde bir duba üzerinde 17 Temmuz 1717'de yapılmıştır

Harpsichord hariç tüm enstrumanlar orkestra için gereken duba üzerine konulmuştur. Enstrumanlar eserin kısımlarına göre farklılık gösterir. Fakat komplike bir icraa için bir flüt, 2 obua, 1 fagot ,2 boru, 2 trompet, kemanlar gereklidir. Bu dış alanda icra için gereklidir.

Water Music Fransız uvertürü ile açılır ve 3 suitten oluşur:

Suite in F major, HWV 348
Overture (Largo – Allegro)
Adagio e staccato
Allegro – Andante – Allegro da capo
Minuet
Air
Minuet
Bourrée
Hornpipe
Allegro (no actual tempo marking)
Allegro (variant)
Alla Hornpipe (variant)
Suite in D major, HWV 349
Overture (Allegro)
Alla Hornpipe
Minuet
Lento
Bourrée
Suite in G major, HWV 350
Allegro
Rigaudon
Allegro
Minuet
Allegro


Eğer hele de Barok tarz klasik müzik tutkunuysanız ki ben Baroğu ayrı severim. Edinmeniz gereken bir albüm. Bendeki Harmonia Mundi Fransa baskısı double albüm versiyonu ama piyasada DGG ya da Philips baskı versiyonları da mevcut.

Bir not Harmonia Mundi'den çıkan bendeki albüm yayınlanmış en iyi Water Music yorum ve kayıdı olarak kabul görmektedir
Ve işte eserden bir parça altta:

Bu arada yorumlayan orkestrayı belirtmeyi unutmuşum özür dileyerek ekleyeyim. Collegium Aureum 'dur.

5 Haziran 2009 Cuma

Miles Davis - Bags' Groove LP


Bags' Groove albümü Miles Davis tarafından 1954'te Prestige Records adına kayıt edilmiştir. Albüme ismini veren parça 24 Aralık 1954'te kayıt edilmiştir. Bags Milt Jacson'ın lakabıdır. Albümün geri kalan kısmı ise daha önce 29 Haziran'da kayıt edilmiştir.

Albümdeki üç parça o yıllarda henüz genç bir müzisyen olan Sony Rollins'e aittir ve herbiri birere caz standartı olmuştur.

Parçalar

Side A:

"Bags' Groove" (Milt Jackson) [take 1] – 11:12
"Bags' Groove" [take 2] – 9:20

Side B:

"Airegin" (Sonny Rollins) – 4:57
"Oleo" (Rollins) – 5:10
"But Not for Me" (George Gershwin) [take 2] – 4:34
"Doxy" (Rollins) – 4:51
"But Not for Me" [take 1] – 5:42

Müzisyenler:

Miles Davis - Trumpet
Sonny Rollins - Tenor saksafon
Horace Silver - Piyano
Percy Heath - Bas
Kenny Clarke - davul

"Bags' Groove" ta:

Miles Davis - Trumpet
Milt Jackson - Vibraphone
Thelonious Monk - Piyano
Percy Heath - Bas
Kenny Clarke - davul
Altta Oleo isimli parça albümden:

Miles Davis and Milt Jackson Quintet/Sextet LP


Quintet / Sextet yine Miles Davis'in Prestige Records'tan 5 Ağustos 1956'da çıkan unutulmaz albümlerindendir . Albüm pek çok başarılı ismi bir araya getiren bir albümdür ve bunların çoğu Miles Davis'in o zaman ki grubunda değildirler, örnek; Sonny Rollins, Red Garland, Paul Chambers ve Philly Joe Jones). Jackie McLean sadece kendi bestesinde yer almıştır. Albüm Davis'in Milt Jackson ile yaptığı ortak çalışmalardandır.

Parçalar:

"Dr. Jackle" (J. McLean) - 8:52
"Bitty Ditty" (T. Jones) - 6:34
"Minor March" (J. McLean) - 8:14
"Changes" (R. Bryant) - 7:10

Müzisyenler:

Miles Davis - Trumpet
Milt Jackson - Vibraphone
Jackie McLean - Alto saksafon
Ray Bryant - Piyano
Percy Heath - Bas
Arthur Taylor - davul


4 Haziran 2009 Perşembe

Blog müdavimlerine küçük bir not

Bloğumun saygı değer müdavimleri

buradaki konularda istediğiniz zaman yorumlar yazabilir ya da bana e-mail ile ulaşabilirsiniz

Bohlener.....

Workin' with The Miles Davis Quintet LP


Evet Prestige Records destansı Miles Davis kayıtlarına devam ediyoruz. Bu sefer ki albümümüz Workin' with the Miles Davis Quintet .

Albümün kayıtları 11 Mayıs - 26 Ekim 1956'da evvelce de bahsettiğim gibi Relaxin , Coockin ve Steamin albümleri ile aynı anda yapılmıştır.

Albümdeki ikinci parça Eddie Wison tarafından Miles Davis için yazılmıştır. Trane's Blues bir Coltrane bestesidir, parçanın sonuna doğru Miles Davis ve Coltrane beraberce kısa bir kesit Charlie Parker'ın The Hymn adlı eserinden çalarlar.

Parçalar:

Side A
"It Never Entered My Mind" (Richard Rodgers) – 5:26
"Four" (Miles Davis) – 7:15
"In Your Own Sweet Way" (Dave Brubeck) – 5:45
"The Theme" [take 1] (Davis) – 2:01
Side B
"Trane's Blues" (a.k.a "Vierd Blues") (Davis) – 8:35
"Ahmad's Blues" (Ahmad Jamal) – 7:26
"Half Nelson" (Davis) – 4:48
"The Theme" [take 2] (Davis) – 1:03

Müzisyenler:

Miles Davis - Trumpet
John Coltrane - Tenor saksafone
Philly Joe Jones - davul
Red Garland - Piyano
Paul Chambers - Bas, Çello

Bu albümde Miles'ın kolleksiyonda olmazsa olmaz bir LP'si dir. Altta size LP'nin orijinal arka kapaktaki Jack Maher'in albüm yorumunu sunmak isterim


"Miles Davis is the most maligned and idolized musician in modern American jazz today. He is at once the saint and the sinner. Miles has been attacked on the grounds that he is contemptuous of his audience, that he is a poor showman, that he often turns his back on his audience. He has been accused of being lackadaisical and unconcerned about his playing. When the spirit moves him he plays with warmth and lyric beauty, at other times he plays with vague disinterest. Miles has been given a mystic halo by his fanatic admirers, for them he can do no wrong. Each note is a secret that they share with him alone. But these secrets are more imagined than real.
Miles Davis is both the saint and the sinner. He is neither completely one nor the other. He is a musician of great talent and sensitivity whose playing is never mediocre. Miles is a musician whose talent and background have rocketed him to stardom, not only in the clandestein jazz circle, but in the hip periphery of show business. What he does and what he says makes useful copy for almost any columnist on a metropolitan daily. And the group he plays with on this record, his most famous Quintet, is the group that boosted him from the jazz into the charmed circle.
"Workin' with the Miles Davis Quintet" is the third album to be produced from two sessions in which 24 tracks were recorded. Previous to this "Cookin' with", (Prestige 7094), and "Relaxin' with The Miles Davis Quintet" (Prestige 7129) were issued, and each in its own way portrays a phase of the character of that highly stimulating group. And, after all it is the group as a unit that makes the atmosphere for creation.
I can remember being in the now defunct Cafe Bohemia in Greenwich Village one night during one of the Quintet's many 1956-7 stands there. It was early in the evening and the band was not functioning quite right. They were having, as the English would say, a sticky time of it. Miles sounded uninterested. His phrases rose and sailed in no particular direction. They were like bubbles blown indiscriminately to the winds. The only things that held or imposed any sense of
order on his solos were the chord progressions of the tunes he played. John Coltrane trying. He leaned into his horn and sent flurries of notes out over the audience, but his fingers seemed full of kinks, and from the look of him, John was more puzzled and annoyed by the trouble than anyone else in the room. The rhythm section functioned best of all, but they were forcing. There were times when I momentarily expected to see a deadly line of machine gun bullets appear in the table cloth in front of me, Philly Joe Jones was that aggressive.
As our beer grew warm in the glasses before us, and Miles picked his next tune, I told Teddy Charles about these things that I noticed and felt. Referring to his friend Sidney Hall he agreed, but said, "Watch the rhythm section. This is the best rhythm section in jazz the hardest swinging rhythm section, watch out when they loosen up."
At this point Miles and Coltrane abruptly walked off the stand. This was the usual cue for Red Garland to his featured number-trio style. Miles did this regularly when he was bored, felt he needed a break or a beer. I don't remember what tune it was exactly, something like "Ahmad's Blues" in this album, if I'm not mistaken, a medium tempo that more or less plays itself.
From the beginning the three men relaxed. Alone on the stand Red, Paul and Philly Joe relaxed and fell into a smooth spirited swing. The trio drew more applause for that one tune than the whole group had for the entire evening. When Miles and Coltrane returned to the bandstand the atmosphere in the club had changed. Somehow the tension had gone, and, on the next tune, "It Never Entered My Mind", which is also performed in this album, Miles played one of the most beautiful choruses I've ever heard him play.
The feeling created by the rhythm section on that one trio selection dispelled that aura of tension that had affected everyone, and replaced it with a secure calm. And the feeling that the rhythm section created that night at the Bohemia is in just about everyone of the tracks here. The time is alive and flowing. It is relaxed and controlled and in no way over-bearing. More than any one other thing, I believe that much of the Quintet's and Miles' real strength and success came from the combined efforts of Red, Paul and Philly Joe. It was as Teddy Charles said that night, "a gas," and something undeniably moving. But Miles disbanded the Quintet in the Spring of 1957.
But on to the Tunes:
"It Never Entered My Mind" is a perfect opener. Contrary to what a good many show folk believe, a wild lung-tearing flagwaver sometimes jostles the listener and creates a false impression of what's to follow. "Mind" in this case, is a quiet moving ballad that conditions the audience for the tender swing to follow. Choruses are by Miles into a mute, and soft Garland.
"Four" picks things up a bit but never destroys the easy mood. Miles' first chorus is strong and one of the best he's ever put on record. Coltrane hangs in and
around the chords. He feels them, seems to reach out and touch them and then leap away (into an extension) as if somehow they were going to burn him. Red builds nicely, spacing out his phrases, and before the out chorus, Miles and Philly Joe split some fours. I think too that mention should be made here of the wonderful lyrics Jon Hendricks has put to this tune. His vocal treatment uses as a primary source Miles' original recording of the tune which is on Prestige (7054).
"In Your Own Sweet Way" is a Brubeck tune. The performance again is soft yet strong. The mood here is astoundingly like the original Brubeck piano solo version, although the Quintet takes it at a much quicker tempo. Coltrane is more aggressive then Miles, but nevertheless keeps the soft overall texture.
"The Theme" (take #1) completes the first side and creates a set ending finality. It's a short improvisation on the basic tune Miles has recorded, and he uses it to signal the bands run off. Here he flashes a bit of the dry impish humor that appears every so often in his playing. He noodles around, clips phrases allows some room for Chambers and then, after a drum roll by Jones, slams the door shut on Side one. The inclusion of this lends an illusion of in person appearance to what actually was a studio date.
"Trane's Blues" is, as you can hear, built on "Theme"-atic material and is full of more gentle, wry Davis. Coltrane twice approaches an interpolation of "Kerry Dancers", but brings will power to bear and moves his improvisation off in another direction. If only more had his courage to stay away from the obvious. Garland is again light and airy, carrying the mood. The tone winds up with a short "Salvation Army" unison and a snap statement of the melody.
"Ahmad's Blues" features Garland and the rhythm section. It was recorded because Miles often featured the trio on gigs, and he wanted Bob Weinstock to hear how they sounded. This track so impressed Bob that he signed Red to an exclusive contract and has recorded him in trio form on five different LPs. Red parodys Ahmad Jamal's style here through the opening chorus and then plays himself. Chambers also has a crooning bowed bass solo.
"Half Nelson" is most readily identified with Charlie Parker. The sound the group manufactures dramatically shatters the gosamar feeling that had been established. It's hard and grinding and shows the driving spirit of the rhythm section in their most famous light. Miles walks a tightrope above them, touching his feet down now and again to make sure they're still there. If you listen carefully, at the start of the bar trading between Miles and Philly Joe, you'll hear that Miles had originally intended to play four apiece, but Jones wanted to play eight apiece -- and got them.
"The Theme" (take #2) closes things out. From the sound of this shortest of short takes, it's time to finish your beer, pay your check, pick up your change and leave.... Like, later."


notes by Jack Maher(Contributing Ed. Metronome)

Albüm kayıt: Rudy Van Gelder


Sizlerle altta albümden It Never Entered my Mind adlı parçayı paylaşmak isterim:



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...