Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2012 Cumartesi

Hıfzı Topuz - Devrim Yılları







Yazar Hakkında:

Romanın yazarı Hıfzı Topuz, 1923 yılında İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’ni (1942) ve İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdi. Strasbourg Üniversitesi’nde devletler hukuku ve gazetecilik alanlarında yüksek lisans (1957-1959) ve yine Strasbourg Hukuk Fakültesi’nde gazetecilik doktorasını tamamladı (1960). Çeşitli gazetelerde çalıştı. istanbul Gazeteciler Sendikası’nın kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. Paris’te Unesco genel merkezinde ve Afrika ülkelerinde görev yaptı. 1974-75 yıllarında TRT’de çalıştı. Değişik konularda yirmiden fazla kitap yayınladı. Ayrıca roman, anı ve inceleme yazıları da vardır.



Kitap Hakkında:

Hıfzı Topuz bu romanında; Cumhuriyet’in kurucularıyla röportaj yapmak için devrimlerin en coşkulu günlerinde Türkiye’ye gelen Fransız kadın gazeteci Colette’nin hem gençlik aşkı Türk gazeteci Samim’le yeniden yaşadıkları büyük aşkı, hem de Milli Mücadele kahramanlarının Gazi’nin önderliğinde gerçekleştirdikleri büyük atılımları anlatmaktadır. Bu romanında ele aldığı Menemen Olayı, laikliği ve devletçiliği yaratan koşullar, eğitim ve kültürde kimlik arayışları ile çok partili rejime geçişin ilk deneyimleri gözler önüne serilmektedir. Romanı yazarken Galatasaray’dan hocası İsmail Habib Sevük, Kocaeli Milletvekili eniştesi Süreyya Yiğit, hukuk profesörü eniştesi Vasfi Raşit Sevig, eski dışişleri bakanlarından Tevfik Rüştü Aras, Ali Fuat Cebesoy, Fethi Okyar, Ahmet Hamdi Başar, Mahmut Esat Bozkurt, Ahmet Cevat Emre, Kılıç Ali, Hasan Rıza Soyak, Feridun Kandemir, Prof.Dr. Şerafettin Turan, Prof.Dr. Emre Kongar, Yapı Kredi Bankası “Cumhuriyet Ansiklopedisi” Müdürü Nermin Mollaoğlu, Vehbi Koç Vakfı Akmed Müdürü Kayhan Dörtlük, Sıpa Press, Kaynak Yayınları ve ve daha birçok kurum ve kişilerin anılarından, araştırmalarından, verdikleri belgelerden ve fotoğraflardan yararlanmış.

Tıpkı değerli yazar Turgut Özakman'ın Şu Çıgın Türkler, Diriliş ve Cumhuriyet adlı eserleri gibi kesinlikle okunması gereken faydalı ve gerekli bir başucu kitabı....

Yayımcı: Remzi Kitap Evi



14 Nisan 2012 Cumartesi

Turgut Özakman - Çılgın Türkler Kıbrıs




Bugünkü kitabımız Turgut Özakman'ın yeni çalışması Çılgın Türkler-Kıbrıs, yazar kitabında Kıbrıs olayını çok etkileyici bir dille anlatmış ve kesin okunulması gereken bir çalışma ki sanırım okuyucularda bu eseri keşfetmiş olsalar gerek ki 2/3 haftadır en çok satan kitap bu çalışma. 


Altta kitap hakkında kısa kesitler..... 


Türk kalmak için verilen 100 yıllık şaşırtıcı, dehşet verici mücadele. 


T. Özakman’ın Diriliş, Şu Çılgın Türkler ve Cumhuriyet-Türk Mucizesi eserlerinden oluşan Türkiye Üçlemesi, toplam 623 baskı yapmıştır. Yazar bu kez yine yakın tarihimizin büyük konularından biri olan Kıbrıs sorununu yazdı. Kıbrıs’ın fethinden günümüze kadarki çarpıcı olayları, direniş destanlarını, Kıbrıs’ın yüz yıllık Milli Mücadelesini ve Barış Harekâtını bir bütün olarak yine belge-roman tarzında işledi. Çılgın Türkler-Kıbrıs’ın da üçlemenin gördüğü benzersiz ilgiyi göreceğine inanıyoruz. Okumaya başlayınca hak vereceksiniz. 


Çılgın Türkler-Kıbrıs’tan birkaç parça: 


* Donanma Kıbrıs’ın batısından geçerek Ada’nın güneyindeki Larnaka (Tuzla) körfezinde demir attı. 170 kadırga, 30 kalyon ve çeşitli 160 gemi, toplam 360 gemi denizi kapladı, direklerden ufuk görünmez oldu. (1570) * Konaktan Baf kapısındaki kışlaya gidildi. Türk bayrağı törenle indirilerek yerine İngiliz bayrağı çekildi. Bu törende protokol gereği birkaç Türk yönetici bulundu. Hepsinin gözleri doldu. Bu bayrak bu göndere elli bin şehit, binlerce gazi pahasına çekilmişti. Bu acı işlem her şehirde ve ilçede yapılacak, ay yıldız Kıbrıs’tan silinecekti. İndirilen bayrakları alan Türkler özenle katlayıp sakladılar. Bir gün hepsi gerekli olacaktı. Çünkü Türkün bir gün geri geleceğine inanıyorlardı.(1878) * Rumlar kapıyı tekmeleyip banyoya daldılar. Küvetin içindeki anneyi ve üç çocuğu görmüşlerdi. Türk subayının eşi ve çocukları bunlardı işte! Görerek, nara ata ata otuz üç el ateş ettiler. Dördü de öldü. Çocukların kanları, beyin parçaları, saçları tavana sıçrayıp yapıştı. (24 Aralık 1963) 


* Paraşütçüler Kıbrıs toprağına rahmet gibi yağıyorlardı. Kıbrıslı Türklerin kimi sevinçten ağlıyor, kimi şükür secdesine kapanıyor, kimi avaz avaz bağırıyordu. Denktaş’ın gözyaşları ip gibi yüzüne akıyordu. Acı, zulüm, ölüm, horlanma, eziyet, baskı ile dolu karanlık, kanlı yıllar sona ermişti. Bir Kıbrıs Türkü, bütün Rumlara işittirmek ümidiyle sesi çıktığı kadar bağırıyordu: “Türkler gelirse işte böyle gelir!” (20 Temmuz 1974) 


Kıbrıs Türkü’nün, varlığını, kimliğini, onurunu, yaşama hakkını savunmak uğruna verdiği mücadele insanlık tarihinin yüz akıdır. Bu yüzden bu kitabın hedef kitlesi “insan”dır.

18 Mart 2012 Pazar

Turgut Özakman - Diriliş


Blogta bu sefer kütüpanemden tanıtmak için sizlere seçtiğim kitap Turgut Özakman'a ait olan Diriliş. Yazarın kendi yorumundan kitabın kısa tanıtımı altta:

" Çanakkale sadece Çanakkale'de olup biten bir olay değil. Bunun evveliyatı önemli. O tarihteki fikir akımları önemli; ama bir de kadın hareketi var, bu da çok önemli. İki sene evvel Balkan Savaşı yapılmış, 600 yıllık bir imparatorluğun dev iki ordusu, birkaç yıl evvel kurulmuş dört küçük ülkenin ordusundan dayak yiyor, bozguna uğruyor. Bulgar ordusu ta İstanbul'un eşiğine, Çatalca'ya kadar geliyor. Bu ordudan Çanakkale ordusu nasıl çıkıyor?


İşte kitap bu dirilişi anlatıyor. Kurtuluş Savaşı'nın taç kapısı, girişi olan Çanakkale Savaşının destanı...Tarihin en eski milletlerinden birinin dirilişi… Ateşten geçerek, kan içinde, bir daha uyumamak, benliğini unutmamak, kandırılmamak, sömürülmemek, ezilmemek, ölmemek üzere çığlık çığlığa dirilişi..."

Turgut Özakman'ın, 353 baskı yaparak milyonlarca okura ulaşan Şu Çılgın Türkler kitabının da içinde bulunduğu üçlemenin ilk kitabı olan Diriliş yine tarihimizi çok iyi anlamak için bir başucu kitabı.

28 Şubat 2012 Salı

Turgut Özakman - Şu Çılgın Türkler



Bu müthiş eser 20. yy.ın sömürgecilerine karşı bir ulusun verdiği onur mücadelesini anlatıyor. Bu topraklarda geçen, hiçbir satırı kurgusal olmayan; tamamı Türk, Yunan, İngiliz devletleriyle uluslararası kurulların raporlarında, yerli-yabancı gazetelerde ve o günleri yaşamış insanların anı kitaplarında belgelenen olaylar…

Sadece belgelere atıfta bulunan dipnotlar kırk yedi sayfa dikkat ediniz.

Yazar önce Mondros Mütarekesi’yle II nci İnönü savaşı arasında geçen dönemi özetliyor,sonra elinde bir kamera varmış gibi bir Türk tarafına, bir Yunan tarafına; bir İstanbul’a, bir İngiltere’ye odaklanıyor ve iğrenç işgale karşı bütün varlığıyla topyekün direnen Anadolu’yu anlatıyor. Milli mücadelimizi adım adım hissederek izliyorsunuz her satırında bu eserin.

Bu eser cidden elimizdekilerin değerini ve nasıl zorlukla bir halkın varını yoğunu ortaya koyarak ulu önderimiz Atatürk'ün önderliğinde ülkemizi nasıl yoktan var ettiklerini anlamamıza neden teşkil eden bir başucu eseri.

Kurtuluş dizisinin de senaristi olan Turgut Özakman'ın elli küsür yıldır süregelen araştırmaları sonucu ortaya çıkan eser için Özakman, kitapta anlattığı olayların geçtiği yerleri sırt çantası ile yaya olarak yürüyerek dolaşmış, bilgileri ve belgeleri derlemiştir. Kitaptaki olaylar, kişiler ve konuşmalar belgelerden alınmıştır.

Eser, 1921-1922 yılları arasını irdeler. Romanın başında uzun bir giriş vardır. Bu girişte, 1914-1920 yılları ve olayları özetlenmiştir. Eserin ilk bölümü "1.kitap-Yunan Büyük Taarruzu" adını taşır. Bu bölümdeyse, İnönü ve Kütahya-Eskişehir savaşları, Meclis tartışmaları, Başkomutanlık kanunu anlatılır. Bu bölüm Sakarya zaferiyle biter. İkinci bölüm ise, "2.kitap-Türk Büyük Taarruzu" ismini taşır. Bu bölümde de, Büyük Taarruz anlatılır. büyük taarruza hazırlık ,afyon güneyine yürüyüş ve en sonunda büyük taarruzu anlatır.Roman, Mustafa Kemal Atatürk'ün Bursa'da öğretmenlere konuşmasıyla biter.

Evet üzerinden zaman geçmiş olsa da hepimizin okuması, okumayanlara önermesi ve çocuklarına okutması muhakak gerekli bir eser.

Yayıncı Bilgi Yayınevi., ilk basım 2005.

Yazarımız hakkında kısaca:

Turgut Özakman, 1930′da Ankara’da doğdu. Ankara Üniv. Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Bir süre avukatlık yaptı. Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsü’ne devam ettikten sonra Devlet Tiyatrosu’na girdi. TRT’de Merkez Program Daire başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı, Devlet Tiyatrolarında Genel Müdür Başyardımcılığı ve 1983-1987 yılları arasında Genel Müdürlük yaptı. 1988-1994 arasında Radyo-Televizyon Yüksek Kurulu’nda üyelik ve Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Evli. Üç çocuğu, üç torunu var. 28 Eylül 1998′de, ‘üstün hizmetleri dolayısıyla’ Anadolu Üniversitesi’nce ‘fahri doktor’ unvanı verilen Özakman, sayısız esere imza attı.

8 Ocak 2012 Pazar

Jules Verne - Macellanya



Bu sefer de yine bir Jules Verne romanı sizlere önermekteyim, Tubitak Yayınları' ndan çıkan çok sürükleyici bir roman.

"Dünyanın bir ucunda, ıssız, hiçbir yetkenin hüküm sürmediği özgür topraklar... Romanın kahramanı Kaw-djer, tam bağımsızlık içinde yaşayabileceği bu topraklara gönüllü sürgün olmuş, nereden geldiği bilinmeyen bir özgürlük tutkunu... "


Jules Verne ölümünden yedi yıl önce kaleme aldığı, hayattayken basılmayan romanı MacellanyaÕda, kendisine oldukça benzeyen gizemli bir adamın yaşadıklarını anlatıyor.

Kitap sevrelere tavsiyem yazarın romanlarını toplamaları, sadece buradan değil İthaki 'den de yazarın romanları kaliteli baskılar halinde yayımlanıyor....

25 Aralık 2011 Pazar

Mahfi Eğilmez - Anitta'nın Laneti



Bu defa ki kitabımızın adı Om Yayınevi tarafından çıkarılan Anitta'nın Laneti. Yazarı ise Mahfi Eğilmez.

Yazar bu kitapta mümemmel ve yalın bir dille tarihte öenmli bir yer teşkil etmiş olan Hitit'leri anlatmakta. Okuyucuya tarih harika bir akıcılıkta öyküleştirilerek sunuluyor. Ve kitaptan.....

"Anitta, babası Kuşşaralı Pithana'dan sonra Hitit tahtına çıktı. Daha çocukluktan delikanlılığa geçerken merdiven büyüğü (veliaht) ilan edilmişti. Önce Neşa'yı aldı, başkent yaptı. Sonra Hattilerin başkenti Hattuşa'yı aldı. Ne ummuştu ve ne bulmuştu bilmiyoruz, ama aradığını bulamamış olmalı ki Hattuşa'yı yakıp yıktıktan sonra yerine yaban otları ektirdi. Ve bir de lanet yazdırdı: "Benden sonra kral olacaklardan her kim Hattuşa'yı yeniden canlandırırsa, fırtına tanrısı onun belasını versin.

Hattuşa'yı, Hattuşili canlandırdı ve Hititlerin başkenti yaptı.
Zaman içinde Hitit kraliyet ailesinde önce kardeş ve baba katli başladı. Taht kavgaları seri cinayetlere dönüştü. Bu cinayetler durulur gibi olunca, kraliyet ailesi peş peşe veba hastalığına yakalanmaya başladı. Babadan oğula geçti veba. Hitit krallarının en büyüğü olan Şuppiluliuma vebadan öldü. Yerine geçen oğlu Arnuvanda ve kızı Aşmunikal vebadan öldüler. Ardından Murşili geçti tahta. Tanrılara yakaran veba duasını yazdı. Ama bu yakarış işe yaramadı. O da vebadan öldü.

En sonunda Hattuşa'yı, deniz kavimleri yakıp yıktılar. Hitit İmparatorluğu tarihe karıştı. "



Bu kitabı hem tarih severlere ve hem de tarih okuyunca sıkılırım diyenlere tavsiye ederim, yalın bir dille yapılan öyküleme anlatılan tarihi eğlenceli bir roman havasına sokmuş....

18 Aralık 2011 Pazar

Jules Verne - Güzel Sarı Tuna


Nicedir bloğumda yer verdiğim müzik ve gezi yazılarına ek olarak sizlerle okuduğum kitapları da paylaşmak istemekteydi. Böylece bloğun eksik olan edebiyat ayağı da oluşmuş olacaktı. Ve işte blogta ilk kitap tanıtım yazım ünlü ve eserlerinden çok zevk aldığım yazarı Jules Verne 'in hayatayken kaleme aldığı son romanı olan Güzel Sarı Tuna.


Aslında ülkemizde yanlış bir algı var, genelde okuyucular LJules Verne'in eserlerini çocuk romanı adlederler ama bu tanmamıyla yanlış bir kanıdır. Aslında çok detaylı olan romanları ülkemizde birazda budanarak çocukların okuyacağı şekilde piyasaya yıllarca sunuldu. Neyse ki bu algıyı İthaki Yayınları çıkardığı orijinal Jules Verne romanları serisi ve Tubitak' ta hiç yaynlanmamış romanlarıyla bozdu.


Biraz yazar hakkında bilgi:

"Jules Gabriel Verne (d. 8 Şubat 1828 – ö. 24 Mart 1905) Fransız bilim kurgu yazarı. Daha çok Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870), Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864) ve Seksen Günde Devr-i Âlem (1873) romanlarıyla tanınmaktadır. Verne, henüz hava taşıtı ve pratik denizaltılar icat edilmeden önce uzay, gökyüzü ve deniz altı hakkında yazdı. Index Translationum'a göre dünyada en çok çevrilen üçüncü bireysel yazardır. Bazı kitapları, sinema filmlerine uyarlandı. Verne, Hugo Gernsback ve H. G. Wells ile genellikle "Bilim kurgunun babası" olarak adlandırılmaktadır.


Hayatı:
Fransa'nın Nantes şehrinde doğdu. Yazmaya 1850 yılında başladı. İlk yazdığı eserler tiyatro oyunlarıydı. Balonla Beş Hafta adlı romanı ile büyük ün kazandı. Yazar birçok icadı önceden tahmin ettiği için "bilim falcısı" lakabı ile anılır. Denizaltı, uzay yolculuğu, oksijen tüpü gibi kendi zamanında olmayan birçok olayı öngördü. İnatçı Keraban adlı romanında Osmanlı İmparatorluğunu ve Türk insanını anlattı. Kitaplarında öngördüğü icatlara genelde onun kullandığı isimler verilmiştir. Jules Verne eserleri, dünyada başka dillere en çok çevrilmiş eserlerdir. Eserleri tam 148 dile çevrilmiştir. Aynı zamanda da bilim adamı olarak anılır. Jules Verne öldüğünde, ardında yayımlanmamış altı roman bırakmıştı. Oğlu Michael Verne, yayımcının isteği üzerine, dönemin gereklerine uydurmak için bu kitaplarda çeşitli değişiklikler yaptı. Fakat yapılan hata anlaşılınca, yeniden Jules Verne'in yazdığı orijinal metinlere dönüş yapıldı ve bu romanlardan Altın Yanardağı ve Wilhelm Storitz'in Esrarı (İthaki Yayınları, 2002) Fransa'da 1995 ve 1996 yıllarında basıldı. Daha sonra Macellanya TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları arasında 2002'de basıldı. Güzel Sarı Tuna ile Meteor Avı romanları da TÜBİTAK tarafından yayımlandı. Bu beş romandan önce, Jules Verne öldükten çok kısa bir süre sonra basılmış bir kitabı daha bulunuyor: Dünyanın Ucundaki Fener (1905)"

Yazar romanda Tuna Nehri boyunca yapılan değişik bir seyahat, ilginç kişiliklere sahip karakterlerin karşılaştığı olaylar, yaşanılan maceralar ve beklenmedik bir sonu kurgulamış. Hikâye edilen dönemin değer yargılarının eleştirisel bakış açısıyla aktarıldığı, zaman zaman da açıkça alay edilerek okuyucuya sunulduğu bir roman ve her Jules Verne romanında geleneksel olduğu üzer kişiler ve mekanlar hakkında detaylı betimlemeler var. Ayrıca girişte geniş bir önsöz var eserin nasıl orijinal halinde yayımlanmasının başarıldığını anlatan.

Eser Tubitak Popüler Bilim Kitapları serisinden yayımlanmış. Kitapçılarda 6 TL bedelle bulabilmektesiniz. Kaliteli bir baskıya sahip
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...