6 Mart 2012 Salı

Ayhan Sicimoğlu Söyleşisi Ardından



Sanırım Ayhan Sicimoğlu'nun tanımayanınız olmasa gerek aramızda. Kendisi on parmağında on yeti olan komple bir sanatçı. Şöyle ki; müzisyen, söz yazarı, besteci, iyi bir fotoğrafçı, seyyah ( modern Evliya Çelebi diyebiliriz), bir gurme, iyi bir denizci.

Bu blogda kendisinin yaptığı iki güzel albümü önceleri işlemiş ve bu bağlamda onun sanatçı-müzisyen yanını irdelemiştik ki bu yazılara buradan ve şuradan ulaşabilirsiniz.

Müziğin yanı sıra ben öncelikle kendisini SKY360 ve IZTv'deki gezi programlarıyla yıllar önce tanımıştım ki bu programlar halen devam etmekte bu kanallarda seyredin ve farklı kültürleri, farklı ülkeleri sanatçının güzel anlatımı ve tanıtımıyla izleyin derim.

Neyse sözün özü, sanatçımızın arada söyleşiler yaptığını da bilmekteydim ve bana çok yakın olan Kozzy'de (Kozyatağı Kültür Merkezi) 4 Mart'ta söyleşisi olduğunu duyunca eşimle birlikte hem söyleşiyi dinlemek ve hem de sanatçımızla yüz yüze tanışabilmek adına soluğu Kozzy'de aldık.

Bu sayede Ayhan Sicimoğlu'nun ne denli iyi bir hatip olduğunu anladım. Kendisi tam bir bilgi ve kültür deposu kısaca bunu diyebilirim.

Konuşmasının başında çok gezen mi çok okuyan mı daha iyi bilir sözünü çok güzel şekilde yorumladı ve çok gezerken aynı zamanda da çok okuyan bilir dedi. Ne doğru bir tespit, bir ülkeyi ziyaret etmeden evvel gidilecek yer hakkında okumanın bilgi edinmenin gidince bilinçli olmak adına doğru yol olduğunu belirtti. Bu konuda internet'in eşsiz bir kaynak olduğunu belirtti ki çok doğru. Yakın zamanda Vietnam'da olacağını güney kutbu hariç neredeyse dünyayı dolaştığını belirtti.

Ülkemizi zengin bir mozaiğe sahip olduğunu anlattı ve oradan bir anısı ile bağlantı kurdu. Bir tarihte Ege'de yabancı dostları ile teknesinde dolaşırken Midilli adasına gitmişler oradan teknede yapacağı makarna için et alacak, neyse gümrükte iyi bir kasap sormuş ve verilen tarife göre kasaba gitmiş. Dedi ki adam sırtı dönük et kesiyor içeri girdim ve merhaba dedim adam bir döndü aynı rahmetli babam ve boş bulunup baba deyi verdim Yunanca'da da baba bizdeki ile aynı manada adam şaşaladı neyse resmini çektim dönünce anneme gösterdim bakar bakmaz Bismilrahirahmanırahim demeye başladı. Adam babam boylarda onun gibi sarışın bal gözlüydü ve demem o ki Anadolu'da hepimiz kültürlerle topluluklarla karışmışız dedi.

( Ve tanışma anı, adımı söyleyince hemen tanıdı yazılarımı severek takip ettiğini söyledi çok samimi ve içtendi- Ben,eşim, Ayhan bey ve asistanı Ceren hanım) 
 
Sonra bu durumu bir Kayserili olarak merak edip araştırmış ve onuncu yüzyılda adalarda yaşayan halkın imparator tarafından Kapadokya' ya sürüldüğünü öğrenmiş dedi ki Kapadokya nerede Kayseri'de...

Oradan şu noktaya geldi ve çok doğru bir tespitte bulundu. Dedi ki " Ne Mutlu Türk'üm" diyene sözünü bir kısım insanlar yanlış anlıyorlar halbuki orada vurgulanan bu ülkenin bir bireyi, parçası olmaktır ve bununla gurur duymaktır.

Bir diğer anlattığı önemli konu ise en sevdiği ülke Küba'da olan bir olay, oraya gidince araba kiralar ve yolda oto-stop çeken yaşlıları, bayanları alırmış. Birgün yaşlı bir beyamcayı almış giderken muhabbete başlamışlar, kendisinin Türk olduğunu söyleyince amca hemen Ecevit nasıl demiş( olay 2000'li yıllar başında olmuş) neyse Ayhan bey sağlığı bozuk GATA'da demiş amca Ecevit'in yaptıklarını değerli bir lider olduğunu demiş ve ardından ama sizin en büyük şansınız Mustafa Kemal Atatürk demiş ve önderimizin bu ülkeyi nasıl kurduğunu anlatmaya başlamış, sohbet kahve için uğradığı amcabeyin evinde de devam etmiş ve amca Atatürk'ü devrimleri savaşlarımızın hepsini Ayhan beye anlatmış.

Aslına bakarsanız ne gurur verici bir durum dünyanın bir ucunda önderimiz bize anlatan onu çok iyi tanıyan uluslar var ve ne şanslıyız ki Tanrı Atatürk'ü bize yollamış...

Bir diğer anlattığı Bali'de yaşadıkları, arabayla giderken baktım pür makyajlı ve yöresel kıyafetli hanımlar bir yere gitmekteler merak ettim, takip ettim girdikleri yere gittim kapıda bir hanım dedim kamera ile içeri gireyim ama üstümde şort falan var kadın olmaz hem kıyafet uygun değil hem de bu kraliyet ailesi etkinliği dedi. Bir koşu gittim bir butikte yöresel kıyafetleri giydim tekrar oraya gittim kadın çok şaşırdı, beni öyle görünce neyse içeri girdik, orada onların inancına göre diş törpüleme töreni yapılıyordu dedi.on tane genç kız ve genç erkek pür makyajlı yerde başlarında rahipler sırayla bunların köpek dişlerini elde törpü törpülüyorlar. İnanışlarına göre et yemedikleri için köpek dişleri de et parçalamak için olduğundan bu yapılırmış ve her bir diş ile bir kötü özellik törpülenirmiş mesela kıskançlık gibi, kafa karışıklığı gibi...

Dedi ki adamlarda hayvan öldürmek günah adam evinde fare kapanı kuruyor tak fare kapana yakalanıyor beli kırılıyor adam fareyi karşıda oturan Müslüman komşusuna götürüyor. Sordum neden diye ben öldüremem günah ona öldürsün diye veriyorum. Dediki; pirinç tarlaları arasında yolda gidiyoruz baktım gençler bir şeyler tutmaya çalışıyorlar gittim baktım su içmeye gelen Kobra yılanı dedim niye yakaladınız ki günah öldürmeniz o sırada çocuk yakaladığı yılanı yola savurdu ve gelen kamyon üstünden geçti çocuk dedi ki bak ben öldürmedim ki üstünden kamyon geçti, yine orada yasak olan Horoz döğüşü seyretmiş adamlar Horozlar'ın boğazına ustura bağlıyorlarmış, ortalık kan revan ve ölümüne maç ki sonuçta biri diğerinin kafasını koparıyor orada da sordum hani bu günahdı diye cevap biz öldürmüyoruz ki onlar birbirini öldürüyor ve dedi ki kısacası genelde dinlerde bu tarz aldatmacalar olmakta hep.

Değindiği önemli konulardan biri de Köy Enstitüleriydi ve bunların ABD baskısıyla zamanında kapatılmasının ne denli hatalı olduğunu bu merkezlerin tamamen bize özgün bir modelle insanları yetiştirdiğini anlattı ve bu tarz bir yapılanma olursa gönüllü buralarda ders verebileceğini belirtti.

Ve daha pekçok şey var anlattığı iki saat nasıl geçti anlamadık bile, kendisi cidden harika bir bilgi kaynağı ve ünlü MFÖ şarkısı Peki Peki Anladık içinde geçer bilirsiniz" Sen neymişsin be abi.." diye işte grup Ayhan Sicimoğlu için bu sözü yazmış zamanında cidden.Fakat bence onu en iyi tanımlayan söz "Hastasıyızzz..."

Bu arada ilgilenirseniz santçının grubuyla konserleri olacak altta:

Kanyon 11 Mart saat 14:00 halka açık 
CKM 21 Mart saat 20:00


Ve altta, sanatçının memleket sevgisi ile dopdolu ders dolu parçası Arkana Bakma..

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...