Diana Krall’la ve onun yeteneğiyle tanışmamı sağlayan, standartlara olan ilgimi yeniden alevlendiren albüm buydu.
Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, Great American Songbook’un o zamansız şarkılarını seviyorsanız, bu albüm sizi muhakkak tatmin edecektir.
Krall o kayıt döneminde henüz genç bir müzisyendi; ama büyük eserlerin yorumlanışındaki ustalığına, arkasındaki eşsiz kadroyu da ekleyince ortaya incelenmeye değer bir çalışma çıkıyor. Basta Ray Brown (ve ayrıca Christian McBride), davulda ilham kaynaklarımdan biri olan Lewis Nash… Bu ritim bölümü gerçekten taş gibi sağlam. Buna bir de Stanley Turrentine’in o eşsiz, kadifemsi tenor saksofon tonunu eklediğinizde, karşınıza kusursuz bir dörtlü çıkıyor — özellikle de Turrentine’in o blues’a yaslanan tonu, albüme ayrı bir ruh katıyor.
Brown’ın Krall’ın kariyerinde önemli bir rol oynadığı bilindiğinden, bu albümün prodüksiyonuna da nasıl yön verdiğini insan ister istemez merak ediyor. Üstelik albümün, 13–16 Eylül 1994 tarihleri arasında, New York’taki Power Station stüdyolarında yalnızca üç günde kaydedilmiş olması gerçekten etkileyici. Krall’ın ilk albümü Stepping Out onun adını duyurmuştu, ama bu albüm — en azından benim açımdan — onun standartlara yeni bir soluk getiren bir yetenek olarak sağlam bir şekilde yerini aldığı çalışma oldu. Hatta bu albümden sonra geri gidip Stepping Out’u arayıp bulmak zorunda kalmıştım; dolayısıyla beni asıl “hayran” yapan albüm budur.
Plak formatı ki benim sahip olduğum çok güzel bir kayıda sahip. Zaten odyofiller bilir Diiana Krall her zaman güzel kayıtlar sunan bir caz sanatçısı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder